5 ***** YILDIZLI KAMP.. Engelli Platformu.. İskenderun Gezisi.. 3D Sinema.. Karate ve Kort Tenisi.. İngilizce Kelime Yarışması.. ŞAMPİYON BİLİM KOLEJİ.. ANTALYA TEKRAR KAMPIMIZ 2012.. BİLİM KOLEJİ OKUYOR.. 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜM.. İLK YARDIM SEMİNERİ.. SAĞLIKLI YAŞAM SEMİNERi.. BİLİM KOLEJİ'NDEN YİNE %100 BAŞAR.. SBS DE 500 PUANIN ADRESİ BİLİM KO.. 4. BAHAR ŞENLİĞİMİZ .. BİLİM KOLEJİ KAYIT ÜCRETLERİ.. ÖĞRENCİ TAKİP HAVUZU SİSTEMİ SON .. ANNELER GÜNÜ OKULUMUZDA KUTLANDI..
 
Rehberlik Aktiviteleri

• Daha önce 2492 defa okunmuş
  » ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİLERİ

ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ İLİŞKİLERİNDE SAYGI

 

İnsancı öğretmenin en önemli karakteristik özelliklerinden biri, her öğrenciyi insan oluşu nedeniyle başlı başına bir değer olarak görmek. Bu özellik kişiyi davranışlarından dolayı değerli görmeden çok, sadece onun bir insan olarak değerli görme tutumunu ifade eder. Yani hiçbir koşula bağlı olmayan, sadece insanı insana özgü nitelikleriyle kabullenebilmelidir. Saygı duyan kimse, saydığı insanın davranışlarını yönlendirmez. Ona kendi kendisini yaşama hakkı tanır. Bu saygı ona sahip olmadan ve onu kendi malı olarak görmeden sevebilmede yani bencil olmayan bir sevgiyi sunabilmedir.

 

       Ögrencisinin davranışları kusurlu, noksan, kabul edilmez ve hatta hatalıda olabilir. Hatalı öğrenciyi bir insan olarak hatasız olan öğrenci kadar değerli bulma koşulsuz saygıyı ifade eder. Bu saygıyı veren kişinin karşısında-

Ki kimseye yönelik bir sıcaklık içersinde verebilmesi de önemlidir. Böylesine bir saygıyı verebilme, öğretmenin kişiliğindeki sıcaklığa bağlıdır. Kuşkusuz her insan böyle bir niteliğe sahip olmayabilir. Bu soğukluk, bir öğretmenin başarısını bütün iyi niyeti ve çabasına rağmen gölgeler. Öte yandan bazı öğrencilerin öğretmenden gelen böylesine sıcak saygıyı algılamayabilir. Bu konuda sosyo-ekonomik düzeyi dezavantajlı olan öğrencilere karşı daha dikkatli davranmak gerekmektedir.

 

        Öğrencisine saygı duyan bir öğretmenin öğrencisi tarafında sevilme ve beğenilme olasılığı fazladır. Sonuçta sevilen kişiyi taklit etme, onun davranışlarını model alma ve onun gibi davranma eğilimi artmaktadır. Böylece bir öğretmenin öğrenciye gösterdiği koşulsuz saygının olumlu etkisi öğrencide çift yönlü olumlu davranış değişikliğine neden olmaktadır. Bunlardan birincisi benlik saygısını yükseltici, diğeri de insan ilişkilerini düzenleyici olan, başkalarına saygı biçimine dönüşmektedir. Her ikisi birden kişinin hem kendine hem başkalarına güven duymasına ve kendini güvenli bir ortamda ve dost bir çevre içinde kendini kabul etmesine yardım etmektedir. Kendini güven içersinde bulan kimsenin yanlış yapma korkusu azalarak kendini ortaya koyabilmekte ve yeteneklerini sınıf etkileşimi içersinde daha rahat kullanabilmektedir.

 

          Bir öğretmenin öğrencisine olan saygısı, öğrencileriyle olan sözel iletişimden, yüz ifadesinden, davranışlarından kolayca anlaşılabilmektedir. Bu saygının öğrenciye iletilmesinde, bir sınıfın günlük yaşamında sayısız fırsatlar ortaya çıkar. Eğer bir öğretmen öğrencilerinin adını öğrenemediyse ve öğrencilerinin her birine sınıfta aynı sıklıkla adlarıyla seslenemiyorsa böyle bir saygının varlığında hemen şüphe edilmelidir. Bu konuda

Sınıfa yeni gelen öğrencilerle akademik başarıları düşük olan öğrencilerin özel bir ilgi grubu oluşturdukları bilinmelidir. Öğretmenin bu öğrencilere karşı özel bir dikkat gösterebilmesinin ve onlarla sevgi ve saygı iletişi-

Mine girebilmesinin sayısız olanakları vardır. Burada ayrıca yapay ve gösterişe kaçan bir ilginin öğretmenin kendi saygınlığına ilgi düşürdüğü gibi öğrencinin üzerinde de yanlış anlaşılacağı unutulmamalı. Bu ilgi, zorlama ve gösterişten uzak, doğal koşullarda sıcak ve içten olmalıdır.

 

               Öğrencisine koşulsuz saygı gösterme, bazen onlara eşit davranma koşuluyla yan yana gitmeyebilir.Öğrenci kişiliğine bağlı olarak onları güdüleme yolları değişik olabilir .Örneğin içe dönük veya başarısız bir öğrencinin yanlışları düzeltilirken tutulan yol, başarılı veya dışa dönük bir öğrencinin yanlışları düzeltilirken tutulan yoldan daha farklı olabilmektedir.İkinci  

 

grupta gerektiğinde başarısız olduğu yönlere işaret edilebileceği halde, birinci grupta asla bu

 başvurmamak gerekir. Aslında duyarlı bir öğretmen başarıya yanlıştan daha fazla önem verir. Öğrencilerin eskiye kıyasla şimdi daha başarılı olduğu yönler fark edilmeli ve öğrenciler bundan haberdar edilmelidir. Bunu öğretmenin fark edişi bir pekiştirme yerine geçmektedir. Öğrenci ödevlerinde öğretmenin övücü ifade kullanmasının yanlışlara işaret etmesinden daha iyi sonuçlar verdiğini gösteren araştırma bulgularına ilave olarak, Purkey (1970) daha önce yapılmış araştırma bulgularına dayanarak bu övgünün bir genel ifade olmadan çok ödevin belli yönlerine bağlı olarak verilmesinin daha etkili olduğunu ifade etmektedir. Purkey gene yanlışları düzeltirken utandırıcı olmayan bir yolun izlenmesi gerektiği konusunda Combs ve Snygg’ın görüşlerini de açıklamakta ve onların benliğine olumlu bakabilmede, öğretmenin bazı uyumlu öğrenci davranışlarını veya başarılarını olumlu yönde pekiştirmesinin çok önemli olduğunu, bu nedenle öğretmenlerin yazılı ödevlerde yanlışları düzeltmeden daha çok belirli yönlere bağlı olarak bazı olumlu değerlendirmeler yapması gereği üzerinde önemle durduklarını ifade etmektedir.

               Öğrenciye saygı, ona kibar ve nazik davranmayı gerektirir. Öğretmen öğrenci ilişkilerinde bir öğretmenin hatalı davranması doğaldır. Ama öğretmenin hatalarını fark edebilme duyarlılığına sahip olması yanında, böyle durumlarda karşısındakinden özür dileme alışkanlığı da geliştirmiş olması da özel bir önem taşır. Öğretmenin öğrencileriyle olan ilişkilerinde demokratik ölçüler içinde onların haklarını gözetmesi, onlara bağımsız davranma ve bağımsız karar verebilme hakkını tanıması, onlara göstereceği saygının önemli ölçütlerindendir. Bir öğretmenin kaba ve incitici davranmasının insan ilişkilerinde yeri olmadığını bilmesi gerektiği kadar, öğrencileriyle olan ilişkilerinde de bunlardan kaçınması zorunludur. Öğretmen, öğrencileri için, insan ilişkilerinde önemli bir öğrenme modelidir. Bu modelin yanlış olmaması gerekir.

            Koşulsuz saygının en önemli bir yönü de insana güvenmedir. İnsana güven, öğretmen öğrenci ilişkilerinde onun yeteneklerine güvenme ve onun davranışlarında doğru olanı seçmeye eğilimli oluşuna inanmalıdır. Öğrenciye yeteneklerinin düzeyi ne olursa olsun, bu yetenekleri doğrultusunda ona başarma şansı yaratma bir fırsat eşitliği anlamında alınmalıdır. Bir öğretmenin bu konuda fırsatlar araması, öğrencisinin kendi fırsatları içinde başarabileceği zamanı kollaması ve onu bu fırsatı kullanma konusunda yüreklendirmesi ya da yardımcı olması gerekir. Belli davranış bozukluğu gösteren öğrenciye güvenme de onu daha iyi olmaya sevk edici olabilir. Daha önce de denildiği gibi öğretmen öğrenci için önemli bir kimsedir ve öğretmenin beklentileri olumsuz olduğu taktirde, öğrencide başarılı olma ya da davranışlarını düzeltme konusundaki sorunu büsbütün çıkmaza girebilir. Aksine sorunlu öğrenciye olan güveni inancı öğretmen kendisinde canlı tutmaya çalışmalı ve öğrencisiyle bu konuda olumlu iletişimde bulunabilmelidir. Öğretmen sorunlu sorunsuz öğrencilerin her biriyle sınıf akışında daha üst düzeyde tek tek bir ilişki içinde iletişimde bulunma fırsatı yaratabilmeli ve bu konuda öğrencilerini cesaretlendirmelidir. Belki öğretmenin böyle bir ilişkinin önemine inanmış olmakla birlikte zamanın yokluğu nedeniyle böyle bir ilişkiyi gerçekleştirmesi güç olabilir. Ama böyle bir zamanı yaratmada öğretmenin göstereceği özveri, öğrencinin kendi yanındaki değerinin vazgeçilmezliğini ifade eder. Böyle bir ilişki içerisinde öğrencisiyle daha rahat iletişim kurabilir.

Öğretmenin zaman zaman içinde bulunduğu kendi koşulları insan olarak onun da olumsuz duygular içine düşmesine neden olabilir. Pek çok aile ve meslek sorunları onun sınıftaki insancı davranışlarını engelleyebilir. Ancak öğretmen kendini iyi tanımalı ve insancı bir öğretmen, içinde bulunduğu olumsuz duygularını sınıfta devamlı bir yer değiştirme mekanizması olarak kullanma tuzağından kendini korumalıdır. Böyle tuzaklara bir öğretmen düşmemeye çalışmalıdır. Ama ne var ki bütün gayret ve çabasına rağmen onun da bazı

 

 bağışlanabilecek büyük yada küçük hataları olabilir. Yeter ki öğretmen hatalarını kabul edebilsin, kendini bağışlatabilecek girişimlerde bulunabilsin. Öğrencisi öğretmeninin sevdiği

 

ve dost kabul ettiği ölçüde anlayacak, bu tutarsızlığından dolayı ona gücenmeyecektir. Hatta bu durumu, duyarlı bir öğretmenin öğrencisinin insan ilişkileri yönünden bir basamak daha ilerlemesi için fırsat olarak da kullanabilmesi mümkündür. İnsancı bir öğretmenin buna benzer sorunların üstesinden gelmesi daha kolaydır. Kuşkusuz bu iyimser tablodaki anlatım, öğretmenin insan ilişkilerinde duyarlı, kendini tanıyan ve davranışlarının başkaları üzerindeki etkilerini iyi bilen bir kimse olduğu sayıltısına dayanmaktadır. İnsan ilişkilerine, öğretmen yetiştiren kurumların gereken önemi vermesi ve bu yönde planlı ve programlı bir eğitim izleme zorunluluğu duyması hala ele alınmamış güncel bir sorun olarak önemini korumaktadır.

            Öğretmen ne kadar insancı bir tutuma sahip olursa olsun veya insan ilişkilerinde ne kadar becerili bulunursa bulunsun gene de öğretmenin saygı duymadığı öğrencileri olabilir veya bir öğrenciyle sınıf içi ilişkileri dayanılmaz boyutlara ulaşabilir. O zaman öğrenciyi öğretmenin bu olumsuz duygularından koruma amacıyla başka bir öğretmenin sınıfına vermek daha uygun olabilir.                                                                                                                                           

 

                                                                                                                   Kadir ÖZDEMİR

                                                                                                                    Psikolojik Danışman
















 
Tasarım & Programlama : Kurumsal Bilişim
Toplam Tekil Hit: 21391
Toplam Çoğul Hit: 182641
Copyright © 2011 www.osmaniyebilim.k12.tr
Anasayfa - Bilim Koleji - Fiziki Yapı - Etkinlikler - İletişim